Laktoz nedir?

Sütte bulunan şekerdir. Buna «süt şekeri» de denir. Laktoz, karbonhidratların, disakkaritler bölümünden bir bileşiktir. Formülü: CtfHaOn'dir. Laktoz tabiatta beyaz kristal halde bulunur. Şeker pancarından ve şekerkamışından çıkarılan «sakkaroz» kadar tatlı değildir. Memeli hayvanların sütlerinde laktoz vardır. Laktoz, ayrıca, gebelik sırasında idrarda da az miktarda bulunur. Bakterilerin etkisiyle mayalaşarak «süt asidi» haline gelir. Sütün en önemli karbonhidratıdır. Sütün aromasında önemli bir payı bulunmaktadır. Glikoz ve galaktozdan meydana gelmiş bir disakkarit olan laktozun, inek sütündeki oranı ortalama % 4,8, anne sütünde % 7’dir.

Koyun sütünde % 4,6, keçi sütünde de ortalama % 4,0 oranında yer alır. Laktoz, mineral maddeler ile birlikte ozmotik sisteme iştirak ettiği için, bu süt bileşeninin oranı sütte pek fazla değişiklik göstermektedir. Meme rahatsızlıklarında, elde edilen sütteki laktoz oranı az veya çok oranda düşüş göstermektedir. Kolestrum sütünde ilk gün yine oldukça düşük bulunmaktadır. Laktozun tatlılık derecesi nisbi olarak düşük bulunmakta, şayet sakkarozun tatlılık derecesi % 100 olarak ifade edilirse, laktoz % 27’lik bir değer göstermektedir. Laktoz, suda ağır çözündüğü için dil üzerinde kumumsu bir his uyandırmaktadır. kefir ve kımız bakterilerinin enzimleri, laktozu kullanarak bir alkol fermantasyonu meydana getirirler. Bunun için ekşi süt mamülü kefir ve kımız bir miktar alkol ihtiva ederler. Asıl olarak sütün laktozu, süt asidi bakterileri tarafından fermantasyona uğratılır ve süt asidine dönüştürülür.

Sütün ekşimesinin ve yoğurt yapımının esasını bu husus teşkil etmektedir. Laktozun, alkole mayalanmaya, diğer şekerler kadar kolay uğramaması çocuk beslenmesinde önemlidir. Daha az barsak bozuklukları olmasına yardım eder. Laktoz ancak kuvvetli asitlerle hidroliz olur, glikoz ve galaktoza ayrılır. Limon asidi ve diğer zayıf asitler laktoza etki etmezler. Asitlerle laktozun hidrolizi sakkarozunkinden çok daha yavaş seyreder. Bunun sonucu sindirimi de yavaştır. Bu şekilde barsakta daha uzun zaman kalabilen laktoz, hafif asidik bir ortam sağlar. Bu asitlik kalsiyumun daha çok emilmesine yardım eder. Gaz ve nispeten zehirli maddeler vererek ayrışan bazı cins proteinler bu parçalanmayı önler. Laktoz, yağ metabolizması üzerine etki etmektedir. Karaciğerde yağ birikmesini önlemekte veya önemli ölçüde karaciğer yağını azaltmaktadır. Laktozun arteriosklerozun önlenmesinde muhtemelen hisse sahibi olduğu tahmin edilmektedir. Laktozun ayrıca B-kompleksi vitaminlerinin sentezinde teşvik edici etkide bulunduğu araştırmalar sonucu anlaşılmıştır.

Anne sütü, inek sütünden önemli derecede yüksek oranda laktoz ihtiva ettiği için, adapte edilmiş süt, yani çocuğa verilecek inek sütü laktozca zenginleştirilmelidir. Başka şekerler de ilave edilir. Ancak laktoz formunda bir ilave, bebeğin metabolizmasında avantajlar sağlamaktadır.Sütteki karbonhidratlara karşı malabsorpsiyon, yani absorpsiyon bozukluğu olabilmektedir. Laktoz malabsorpsiyona kaide olarak yalnız yetişkinlerde, gelişme periyodunun bitiminden sonra tesadüf edilmektedir. Laktoz malabsorpsiyonun sebepi, ince barsak mukozasının laktaz enzimi aktivitesinin azalması veya tamamen ortadan kalkmasıdır. Böyle olunca, laktozun parçalanması mümkün olmamakta ve artan laktoz konsantrasyonundan dolayı, barsak içinde artan bir ozmotik basınç meydana gelmektedir. Bu basınç da lümenler içine su akımına sebep olmaktadır.

Bunun sonucu olarak şahısta sıkıntı baş göstermekte, gaz, kolik ve diyare ortaya çıkmaktadır. Laktoz malabsorpsiyonun mevcudiyeti ekseriya laktoz tolerans testiyle tespit edilebilir. Laktoz malabsorpsiyonun ortaya çıkmasında ekseriya laktozun gıdadan tamamen elimine edilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak böyle durumda süt tüketimini tamamen sınırlamak uygun değildir. Çünkü sütsüz bir beslenme esansiyel gıda maddelerinin eksikliğine sebep olmaktadır. Uzun süre düşük süt ve laktoz alınması, uygun olmayan kalsiyum absorpsiyonuna sebep olmaktadır. Bu gibi durumlarda süt hiçbir şekilde içilemiyorsa yoğurt, ayran ve peynir alınması tavsiye edilir. Laktozsuz süt preparatları da hazırlanmaktadır. Laktoz daha ziyade çeşitli süt mamullerinin işlenişinde arta kalan sütçülük artıklarından elde edilebilmektedir. Süt şekeri bakımından oldukça zengin olan peynir suyu, çoğu zaman işlenerek değerlendirilir. Laktozun oldukça geniş bir kullanma alanı bulunmaktadır. En çok hekimlikte; eczacılıkta, çocuk beslenmesinde, şeker ve pasta sanayiinde laktozdan istifade edilir.

Laktoz hazımsızlığı

Sütün içerisinde bulunan laktoz yani süt şekeri iki maddeden oluşur. Bunun emilebilmesi için mutlaka laktaz adını verdiğimiz enzim tarafından parçalanması ve glikoz ile galaktozun bağırsağa girmesi gerekir. Laktozun emilip bağırsağa girmediği durumlarda laktoz hazımsızlığı oluşur. Yani okullarda dağıtılan sütler ile rahatsızlanan çocuklardaki şikayetler görülür. Bu şikayetler kramp şeklinde karın ağrısı, çok hafif ishaldir.

Laktoz eksikliği, laktoz enziminin yetersizliğine bağlı olarak tepkiler gösterir. Bazı insanlarda eksiklik olmasına rağmen bulunan miktar parçalamaya yeterlidir. Bazı insanlarda da laktoz yok denecek kadar azdır. Bu sebeple kimi insanlarda vücut 500mg. Süt içtiğinde tepki verirken kimi insanlarda ise bir çay kaşığı süt bile yeterli olabilmektedir. Laktoz enzimi yetersizliği dünyada her 10 kişiden 1’inde görülebilmektedir.

Sözlükte "laktoz" ne demek?

1. Sütte bulunan, sütün buharlaşmasıyla kristal durumunda toplanan şeker, süt şekeri.

Laktoz kelimesinin ingilizcesi

n. lactose, milk sugar
Köken: Fransızca

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç